Arama:  
25 Ekim 2014, Cumartesi 10:44    

 

ChatCity Forum
Chatcity Forumlarında mesaj yazmadan önce Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz...

En İyiler  Son Eklenenler       
  CC-Forum > Yaşamdan Kesitler > Aşk ve Sevgi üstüne
   Leyla ile Mecnun un Hikayesi...
  << 1 2 >>
Mesaj Ekle



Melissa606

Melissa606 resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    11.Ara.2006 Pzt 13:11:08       Leyla ile Mecnun un Hikayesi...
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
Leyla ile Mecnunun gerçek hikayesi...

Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur.
Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır.
Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen
bu macerayı Leyla nın annesi öğrenir.
Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez.
Kays okulda Leyla yı göremeyince üzüntüden çılgına döner,
başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.

Mecnun un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla yı isterse de Mecnun
(deli, çılgın) oldu diye Leyla yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun u çölde bulur.
Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve
mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ yı tanımaz.
Babası Mecnûn u iyileşmesi için Kâbe ye ***ürür.
Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn,
kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:

"Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni."

Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar.
Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir.

Bir zaman sonra âilesi, Leylâ yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir.
Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de
mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm ı vuslatından uzak tutmayı başarır.

Mecnûn, çölde, Leylâ nın evlendiğini arkadaşı Zeyd den işitince çok üzülür.
Leylâ ya acı bir sitem mektubu gönderir.
Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn a anlatır.
Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.

Bir müddet sonra Mecnûn un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner.
Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn u çölde aramaya başlar.
Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ nın
maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz.
Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer.
Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ nın ölüm haberini öğrenir.
Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;

"Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez
Cânânsuz cihân gerekmez."

Der, kabri kucaklayarak ölür.

Bir müddet sonra Mecnûn un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında,
Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür.
Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki:
"Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri,
aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular."


                                                                             (alıntıdır)



Harwest

Harwest resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    11.Ara.2006 Pzt 13:31:43
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle
Leyla’nın Mecnun’a gönderdiği mektup

“Bu mektup canlar yaratan bir ulunun adıyla başlar. Akıllar ona sığınır. Bütün bilgiçlerin en bilgici odur. Dilsizlerin dilini bilir. Siyah¬lığı ve beyazlığı (gece ve gündüzü) taksim eden; kuşa, balığa rızkını veren odur. Gökyüzünü o, yıldızlarla aydınlatır. Yeryüzünü insan ile süsle¬yen odur. Evveli olmıyan zamandan beri azamet ile tek var olan, ve sonsuz bir diriliğe ve varlığa sahibolan odur. Can verdi. Can verdiğine cihan» verdi. Bundan büyük bir hazineyi kim ihsan ede¬bilir? Canı akıl nuriyle süsledi. Can ve akıl ile de bu cihanı aydınlattı ve böylece tevhit ile başlıyan mektup şöyle devam ediyordu:
Bir kuşa benziyen bu mektup bir gamlıdan bir dertliye uçup gidecektir. Yani bir kaleye hap¬sedilmiş olan benden kafesini kırıp parçalamış olan sana bir haber götürecektir. Ey evveli olmıyan zamandan beri benim sevgime kendini bağlıyan, ey sevgi ile yedi kat göklere yol bulan sevgilim, nasılsın? Ey sevgi hazinesinin hazine¬darı, aşk seninle revnak bulmuştur. Ey kanı ile dağları, taşlar- kızıla boyayan, ey akik gibi taş¬lıkta yurt edinen, ey mihnet karanlıkları içinde Abıhayata benziyen Mecnun, bu zulmetler içinde sabahın nurunu pervane gibi gözleyen biçare, ey macerası ile âlemi birbirine kattığı halde kim-, sesizlik mezarında (gûr) birkaç yaban eşeği ile (gûr) yaşıyan sevgilim, ey benim yüzümden-herkesin kınamasına uğrayan ve bu aşkına kı¬yamete kadar sadık kalacak olan yârim, ey ken¬dine acımayıp kendili mahveden (kendi harma¬nına eliyle ateşvuran) zavallı, sen bana vefakârlığın yüzünden türlü dedikodulara uğradın.
Ben gönlümü sana vermiştim. Sen de bana aynı vefakârlıkla mukabele ettin. Nasılsın, ne halde¬sin? Ben derun sevginle yaşıyorum; sen kimi se¬viyorsun? Senin bahtın gibi senden ayrıyım, sen¬sizim; fakat senin eşinim. O aldatılmış olan eşim gerçi çifttir (yani evli) fakat gece benimle baş başa uyumamıştır. Ben ezildim; fakat incim ezilmemiştir. Kimse elmasını onda denememiştir. Ka¬pısı mühürlü bir inci hazinesiyim, açılmamış kon¬ca gibiyim. Kocam, her ne kadar bir kocaya lâ¬yık evsafı haizdir; fakat sen değildir; ne kıymeti var. Sarımsak da susama benzer; fakat güzel ko¬kusundan dolayı susam gibi ellerde gezmez. Acur da eğri ve turunç gibi ekşidir ama onun gibi gü¬zel kokulu ve leziz değildir. İsterdim ki bu âlem¬de senin gibi bir eşim olsun. Seninle yaşama¬dıktan sonra ne günahım var ki bu hayat ıstırabı¬na katlanıyorum. Senin arzularına râmolmıyacak bir gönül - ebediyen mihnet içinde feryat etsin. Senin bir kılın benim nazarımda bir cihana de¬ğer. Senin yolundan bir diken benim için bir gü¬listan kadar kıymetlidir. Sen bir yeşil (had.-a) yerde oturuyorsun ve Hızır gibi temizsin, leke¬sizsin. Gel, abıhayat (Hızır suyu) ol bana can ver. Parlaklıkla ben ay isem sen güneşsin. Seni uzaktan görüyorum. Bilirsin ki ben sana gelmek¬te mazurum. Babanın ölümü beni çok müteessir etti. Teessürümden üstümü başımı yırttım. Ken¬di babam ölmüş gibi döğündüm. Gül gibi göz¬lerime mil çektim1. Menekşe gibi siyahlara bü-1 Gülün ortasında ince mile benzeyen teller.
ründüm. Senin bütün matemine iştirak ettim. Yalnız sana baş saflığına gelemedim, bir ku¬surum budur. Bedenim senden ayrıdır; canım her zaman senin yanındadır. Gönlündeki büyük acıyı biliyorum. Sabretmelisin, ondan başka ça¬re yoktur. Bu çabuk konup göçülen konak yerin¬de zamaneye uymalı, hâdiseleri olduğu gibi ka¬bul etmeli.
Akil, ağlıyarak düşmanını güldürmez. Bilen insan, düşmanının sevineceği bir ıstırabı hatırı¬na dahi getirmez. Köylü, tohumu toprağın içi¬ne atar, buna acımamalı; zira o tane bir tane daha yetiştirir. Şimdi dikenli olan hurma ağa¬cı, yarın tatlı hurmalar verir. Diken içinde giz¬li olan konca, açılacak bir gülü müjdeler. Kim¬sem yoktur diye üzülme. Ben yok muyum, ben senin kimsen değil miyim ve bu sana kâfi de¬ğil inidir? Kimsesizlikten feryadetmek akıl işi değildir; nihayet Allah kimsesizlerin -yâridir. Şimşek gibi yetimlikten yanma; bulut gibi göz¬yaşına batma. Babası gitti ise Allah oğluna ömür versin. Maden parçalansın; zararı yok, fakat in¬cisi kalsın.
Mecnun mektubu bitirince konca gibi kabu¬ğundan sıyrılıp çıktı. Aman yarabbi, diyerek bir müddet kendinden geçti. Ayılınca biraz da ağladı. Bu haberi getiren adama sarıldı; kâh elini, kâh ayağını öpmeye başladı. Ah, ne ka¬lem var, ne kâğıt ki. bir mektup yazayım de¬di. Bu zat, hemen ona kâğıt ve kalem verdi. Mecnun yazmaya başladı. Ve o ezelî derdi anlattı. Mektup bitince kapadı ve Leylâ ya götür¬mesini rica ederek dostuna verdi. O da hemen rüzgâr gibi uçarak cevabı Leyla ya götürdü. Leylâ gözyaşları içinde mektubu okumaya baş¬ladı.



·xTurkishDelightx·

·xTurkishDelightx· resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    3.Oca.2007 Çar 00:47:38
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

Hürrem Sultan’dan Kanuniye

Hazret-i Sultanım,

Yüz(ümü) yere koyup kutsal ayağınızın bastığı toprağı öptükten sonra, benim devletimin güneşi ve sermayesi sultanım, eğer bu ayrılığın ateşine yanmış ciğeri kebap, göğsü harap, gözü yaş dolu, gecesi gündüzünden ayırt edemeyen, özlem denizine düşmüş çaresiz, aşkınız ile divane, Ferhat ile Mecnun’dan beter tutkun kölenizi sorarsanız ne ki sultanımdan ayrıyım. Bülbül gibi ah ve feryadım dinmeyip ayrılığından (öyle) bir halim var ki Hak kafir olan kullarına dahi vermesin. Benim devletim, benim sultanım, ayrıca bir buçuk ay oldu ki sultanım tarafından bir haber belirmedi. Hak en çok bilenlerin bilenidir ki bu gidişle, rahat yüzü görmeyip gece sabaha dek, sabahtan geceye dek bidüziye ağlayıp kendi hayatımdan el yuyup, dünya gözüme dar olup, bilmem ne edip neyleyeceğim.

Zar eyleyip ağlayıp inleyerek gözüm kapıları gözlerken o eşi ve benzeri olmayan alemlerin Rabbi, aleme acıyan Allah, bütün aleme yardım edip, fetih haberini yetişti ve işitince Hak biliyor ki benim padişahım, benim sultanım, ölmüş idim taze can bağışladı. Yüce Allah’a bin şükürler, o yüce kapısına varılıp şenlikler mutluluklar oldu. Bütün alem karanlıklar içinden çıkıp Hakkın esirgeyiciliğine daldılar Allah’a şükürler olsun, minnet o Hüda’ya. Daima benim sultanım, benim padişahım, dünya ve ahiret sultanı dayanağım, dünyaya baktığım iki gözümün ışığı, sermayesi, şahım sultanım, gazalar edip düşmanları toprak olup memleketler alıp yedi iklim zapptedesin. İnsan ve cin emrinize boyun eğip her bela ve kazadan Hak saklayıp kutsal kalbinden geçen her muradını kolay ede. Yardımcın olan Hızır İlyas arkanda olsun. Bütün emriler peygamberler üzerinizde hazır ve nazır ola. Bütün dünya mutlu gölgenizde hoşça yaşayıp mutlu ve gülen olalar.



Harwest

Harwest resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    3.Oca.2007 Çar 22:16:52
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

Değişik bir aşk öyküsü olsun buda

Kerem ile Aslı
Kerem ile Aslı nın aşkları asırlardır hiç tükenmedi.
Anonim halk hikayesi. XII. Yüzyilda tesekkül ettigi yorumlanan, Kerem ile Asli hikayesi anonim halk hikayelerimizin karakteristik özelliklerini tasir. Hikaye kahramani Asik Kerem, Asli isimli bir Ermeni kizina asik olur. Onu kendisinden kaçiranlarin ardindan arkadasi Sofu ile saz çalarak, türkü söyleyerek diyar diyar dolasir. Büyük bir askin, ugrunda ne ölçüde fedakarlik yapilacak bir kuvvet oldugunu isaret eder. Zorlu macerasinin sonunda, Haleb"de Asli"ya kavusan Kerem tam onunla evlenecekken bir kesis büyüsüne kurban gider. Bir büyü ile tutusup yanar, kül olur. Bu külün kivilcimi ile saçlarindan tutusarak, ayni akibete ugrayan Asli ile ancak cennette bulusurlar...



Melissa606

Melissa606 resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    4.Oca.2007 Per 00:29:57
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

xTurkishDelight

Hürrem Sultanın Kanuni Sultan Süleyman a mektubunu yıllar önce bir gazate de okumuştum.Sayende birkez daha hatırlamış oldum...

Harwest...Kerem ile Aslı hikayeside oldukça etkileyicidir...

İkinize de teşekkürlerimi sunuyorum...

Harikasınız...



xXxfactorxXx

xXxfactorxXx resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    4.Oca.2007 Per 00:30:31
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle



HurremSuItaan

HurremSuItaan resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    4.Oca.2007 Per 02:30:51
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle


Ferhat ile Şirin >>> Hikayenin Tamamı
Demirci ustası Ferhat, aşkı Şirin uğruna dağları deldi.
Eski bir ask masalinin iki kahramani. Türk ve İran edebiyatinda çok işlenen bir konu. Ferhat ile Sirin birbirlerini çılgınca severler. Sirin soylu bir genç kiz, Ferhat halktan bir delikanli oldugu için, birbirlerine kavuşup mutluluga ulasamazlar. Sirin"in yakinlari Ferhat"a akla gelmedik zorluklar çıkartırlar. Demir yapılı bir daği delmesi gerektigi sartı da güçlükler arasindadir. Ferhat, zekasi, teknik bilgisi, bilek gücü,asktan aldigi kuvvetle dagi deler. Halk edebiyatimizda Ferhat, divan edebiyatimizda Hüsrev olarak geçen bu masal kahramaninin deldigi dağın adı "Bisutun Daglari"dir...



xXxfactorxXx

xXxfactorxXx resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    4.Oca.2007 Per 02:35:19
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle



alesta83

alesta83 resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    5.Oca.2007 Cum 22:06:43
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

tut ki...leyla - mecnun aşk görsün....

Ne zaman yüreğimde bir deli tay gemi azıya alsa...
Ne zaman yağmur yürekli bulutlarla yarışsa gözlerim..
Ve ne  zaman ürkek bir ceylan geçse düşlerimden..

Sen geliyorsun aklıma... Duru, berrak, engin, derin gözlerinle sen... Gelip oturuveriyorsun yüreğimin orta yerine.

"Ne zaman aklıma gelsen
 Kırk ikindi yağmurları misali
 Uzunca bir sağanak
 Boşalıyor gözlerimden
 Sana giden yollarda
 Başlıyor bir tipi
 Başlıyor bir boran"

O ünlü türküye inat, yolun sonu görünmüyor, dağlar geçit vermiyor. Lakin; gönül de ferman dinlemiyor. Bir al kızı oluyorsun düşlerimde. Hani ninelerimizin soğuk ve karlı kış günlerinde anlattığı, ağzımızdan buharlar çıkarak, soğuktan kızarmış burunlarımızla dinlediğimiz o masal kızı.. Hani yakaladığında senin olan ve her isteğini yerine getiren güzel peri kızı. Seni yakalamak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama beyaz bir köpük gibi kayıveriyorsun avuçlarımdan. Ellerim boş kalıyor, gözlerim boş bakıyor, yüreğim boş...

Bir bebek oluyorsun sonra. Henüz emekleyen ve eşyalara çarpa çarpa yürümeye çalışan şirin ve afacan bir bebek. Ve yürüyorsun beynimde, bedenimde, yüreğimde.. tüm hücrelerimde yankılanıyor ayak seslerin.

Sonra deniz oluyorsun. Yemyeşil/masmavi bir deniz. Nice fırtınalara gebe engin bir deniz. Ve ben gözlerinin hapsinde müebbet muhabbete mahkum bir forsa. Yüreğim yüreğine prangalı, gönlüm gönlüne kilitli bir forsa. Mahkum sevinir mi hiç? Ama ben seviniyorum. Çünkü senin mahkumunum. Ne güzel bir mahkumiyet bu.

Ve sonra yağmur oluyorsun, rüzgar oluyorsun, bahar oluyorsun, aşk oluyorsun... Ama her şeyden önemlisi ben oluyorsun. Öyle bir ben ki; baştan aşağı sen... Fikrimin ince gülü, a yirmi dört ayarım, suna boylum, kalem kaşlım..

Yalan değil seni sevdiğim. Seni özlediğim yalan değil. Sensiz gecelere, öksüz hecelere, isyankâr ağıtlara, yetim türkülere, odamın duvarlarına sor. Dolunaya, ufuklara, başa karlı dağlara sor. Kalemime, bağlamama sor..

Bugün bunu bir kez daha anladım. Anladıkça ağladım, ağladıkça anladım.

Ömrümde ilk kez böylesine deli seni sevdim..
Ömrümde ilk kez böylesine deli seni özledim..
Ömrümde ilk kez böylesine deli seni arzuladım..

Ve şimdi ömrümde ilk kez bir sigara yakıp; dumanını ciğerlerime değil, ta iliklerime çekiyorum. Gün doğmuş, gün batmış kimin umurunda.

Yokluğunda terk edilmiş bir kent gibiyim.. Tut sana uzanan ellerimden Sevda Ecesi... Sıla tükensin, hasret ölsün.

Tut... Ki ...........Leyla Mecnun aşk görsün.../

__._,_.___



Harwest

Harwest resimleri


Mesaj Gönder
arkadaşları
Forum Mesajları
Forum Başlıkları
 

    6.Oca.2007 Cmt 13:12:54
Bu Mesajdan Alıntı Yaparak Mesaj EkleMesaj Ekle

VEZİR İLE KÖYLÜ

  Padişah veziri ile birlikte sabah erkenden ahalinin durumu nasıl bir göreyim diyerek tebdili kıyafetle yola çıkar. Epey bir süre yol gittikten sonra tarlada çalışan yaşlı bir köylüye rastlarlar.

Padişah köylüye selam verir.

Köylü padişahı tebdili kıyafet gezmesine rağmen tanır ve ALEYKÜMSELAM PADİŞAHIM der

ve aralarında bu konuşma gecer.

PADİŞAH: Geç kalmışsın

KÖYLÜ : Er kalktımda el aldı.

PADİŞAH: Irakdan nasılsın

KÖYLÜ : Sayende iyiyim

PADİŞAH: İkiden nasılsın

KÖYLÜ : İkiyi üç ettim.

PADİŞAH: Kaz yolmasını bilir misin?

KÖYLÜ : Pek bilirim.

Köylünün bu cevapları üzerine padişah veziri ile birlikte saraya geri döner.Vezirine köylünün cevaplarından ne anladığını sorar, vezirden hiç bir cevap alamaz.

PADİŞAH: Ben yarın ölsem yerime vekalet edecek kişisin? Sen daha köylünün cevaplarından bir şey anlamıyorsun,bu halde sen nasıl benim yerime vekalet edersin? Bu halkın durumu ne olur? Ne yaparsan yap köylünün cevaplarının ne anlama geldiğini öğren yoksa sen bilirsin deyip veziri yollamış.

Evine giden vezirin halini gören hanımı vezire ne olduğunu sormuş fakat vezirden hiçbir cevap alamamış.Bir müddet geçmiş vezirin durumuna üzülen hanımı vezire; Derdini söylemeyen derman bulamaz,neyin var söyle bir bakalım demiş,vezir çaresizlik içinde; durumunu hanımına anlatmış,hanımı; senin üzüldün şeye bak,evden biraz altın al,yaşlı olduğu için köylü hala oralardadır,parayı ver cevaplarını sor demiş.

Bu yola çok sevinen vezir altınları aldığı gibi yola çıkmış, Köylüyle konuştukları yere gelmiş ve köylünün orda olduğunu görmüş.

VEZİR : Senin padişaha verdiğin cevapların anlamlarını öğrenmeye geldim .

KÖYLÜ : Tamam öğrenebilirsin ama bedava olmaz.

VEZİR : 100 altın vermiş sormuş, padişah sana geç kalmışsın dedi.Sen er kalktımda el aldı dedin.

KÖYLÜ :Padişah bana coçukların yokmu bu yaşta sen hala çalışıyorsun dedi. Bende oğlum vardı,evlendirdim,el kızı alıp gitti demiş.

VEZİR : 100 altın daha verip sormuş, padişah sana ırakdan nasılsın dedi.Sen sayende iyiyim dedin.

KÖYLÜ : Gözlerin nasıl uzağı göre biliyor musun dedi bende iyiyim göre biliyorum dedim.

VEZİR : 100 altın daha verip sormuş, Padişah sana ikiden nasılsın dedi.Sen ikiyi üç ettim dedin.

KÖYLÜ : Bana ayakların nasıl diye sordu bende dizlerim ağrıyor,yürümekte zorlanıyorum baston kullanmaya başladım dedim.

VEZİR : 100 altın daha verip sormuş, Padişah sana kaz yolmasını bilir misin dedi.Sende pek bilirim dedin.

KÖYLÜ : Padişah bana senin için göndersem yolabilirmisin dedi bende pek bilirim dedim ve sen burayı geldin paralarını almakla kaz yolmuş oldum der.

Bunun üzerine vezir cebinde kalan parayı da köylüye verir ve uzaklaşır.

alıntı 

Başlığa göre uygun değildi ama paylaşmak istedim bu anlamlı hikayeyi

 

  << 1 2 >>
Mesaj Ekle

 


Anasayfa
   Profilim          Düzenle
   Özel Mesajlarım
   Fotoğraflarım
   Arkadaş Listem
   Forum Başlıklarım
   Forum Mesajlarım
   Hesabım
   Kredi Al
   Kredi Gönder
   VIP PLUS Al
   Vip Al
   Tip Al
   Oda Al
   CCanlı Yayın
   İşlemlerim
   Forum Ana Sayfa
   Forum En İyiler
   Forum Son Eklenen
Plaj Coffee Cafe Havuzpark Cafe Alışveriş Merkezi Disco Bar Çay Bahçesi VIP Cafe (Sadece VIPler Girebilir)

 

 


ChatCity'ye Giriş | ChatCity'ye Üye Ol | ChatCity Hüküm ve Şartları
Görüş ve sorularınız için adresine mesaj gönderebilirsiniz.